16/7/2009 - Kahraman Tazeoğlu...Seni İçimden Terk Ediyorum
Kahraman Tazeoğlu...Seni İçimden Terk Ediyorum
Binmediğim hiç bir otobüs Beklemediğim hiç bir durak kalmadı bu şehirde Gittikçe azalıyor hayat Neyi erken yaşadıysam Hep ona geç kalıyorum Sana göçüyorum her sonbahar Yolların çıkmıyor aşkıma Unuttuğun yağmurların adı saklımda Seni içimden terk ediyorum
Susmaktan yoruldum Kuslar ve sarkilar bu sehri terk edeli beri Efkar demliyorum gözlerimde yaslarimi, yanagima varmadan öldürüyorum Tam sancagimdan yaraliyorum kendimi Alnını yüregime dayadigin güne bakip Seni içimden terkediyorum
Ne unutacak kadar nefret ettin Ne hatirlayacak kadar sevdin Yıkık bir duvar kadar bile pişman değilsin biliyorum Beni hep bulmamak için aradın Yanılgımdın Yandığımdın Yangındın Sensizliğe yenilmek Sana yenilmekten zor olsada Ardımda bir sürü "belki"ler bırakarak Seni içimden terk ediyorum
Şimdi İçimde öldürecek bir anı bile bulamayan Iki yarim kaldik Tamamlayamadik bizi Elinden tutamadik yanlizligimin Saçlarimida uzaklarina gömdün
Içimin mavisi senin okyanusundandi Al! geri veriyorum. Kilitleri hep yanlis kapilara vurdun Devrilmis vagonlara dönerken gözlerim Sana bensizligi terkediyorum
"Yârime uzanmayan bütün dallarim kirilsin" demistin Ask içinde dogmussa nereye kaçabilirdi?
Ne tuaf degil mi? Içimi acitanda sendin Acimi dindirecek olanda "Ya öldür beni"dedim Ya da git benden Içi bulanık bir sevdanın ucunda Seni kaybettim Aldırmadın aldırmalarima Bir gecede yakip yârini Şafaklara sattin ihanetini Küllerime basanlar bile utandi yaptigindan Iste soluk bir ömrün son nefesi
| | Yanlış Anla Beni | | | keskin bıçak aşkının kestiği damarımdan fışkıran ayrılığı intihar ediyorum kırık şakaklarıma yapıştırdığın teselliyi dudağımda uçuklattım gidiyorsun yağmurun kızı çekmişsin pimini ayrılığa gözlerinden ağrılar sızıyor çığlığını yüklerken gemilere geldiğin her yere yabancısın içinde taşıyorsun katilini tokada doydu yüzünün sol yarısı kalın bir kalem altını çiziyor şimdi kanat sürçüyorsun bir gidişe ardında gurbetleşen kavuşmalarımız yakıştırıyor her intiharı bana benden çok sağanaksın parmaklarımın ucusun yaktım ve içtim dön ve gül gül ki gözlerim çiçeklensin yalanlarla saklıyorum sevdamı ne olur yanlış anla beni | | | | Kahraman Tazeoğlu |
|
| Her Aşk Katilidir Bir Öncekinin | | | rüzgarlı bir tepenin yamacındayım şimdi kent suskun ve istasyonlar ayrılık için var bu şehirde imlası buzuk, üşümüş ve kirli bir çocuk olurum seni düşünürken ömrüme iliştirdiğim martı leşleri yamalı bir geçmişi oynar imtihanlar ve intiharlar üzerine kurulu hayatlardan gecenin en serseri yanını alırım günceme
durup durup şiirler yazmak yoluna yeni bir yaşam biçimim oldu son günlerde kendimi sende kalabalık buluşum belki de bundan
ŞİİRLERİM
| Gül yüzün rengini yansitsin diye Kipkizil yemyesil ve de bembeyaz Çiçekler topladim kirlarda bu yaz
Çöllerde sürdügüm izindir senin Sensin aradigim durmadan kis yaz Halime bir renk ver halinden biraz
Seninle olmazsam tuttugum oruç Ettigim dualar kgldigim namaz Sevgili bilirsin anlam tasimaz
Bakma sen perisan halime benim Sana yakisani bilirim pek az Ve belki usulsüz ettigim niyaz
Ama sen bilirsin senin içindir Böyle gece gündüz hep avaz avaz Çaldigim türküler inlettigim saz
Abdülhekim Koçin |
her gece yorganımın altında sakladığım kırlangıç sürüleriyle geliyorum sana sen uykudayken babam her gece ölüyor şimdilerde annem nihavent bir çığlık oluyor bana en çok sensizlik koyuyor sonra babilin asma bahçelerine asıyorum kendimi uyanmak için
eski bir aşkını anlatıyorken bana konuştuklarından yapılma bir sessizlik oluyor ağzım kaç kez kanıyorum bir bilsen (ya da hiç bilmesen) sesinin ardında yüzün sessiz bir tabanca gibi duruyor kendimi kötü kurulmuş bir cümle sanıyorum gece yüklü bir kamyon uykularımı solluyor
yastığının altında yalnızlığın var biliyorum oysa ben senden bir bardak su istedim akdeniz değil son yalnızı benimdir bu kentin istanbul arkamdan gelir ey hüznü yüzünde gülücük diye taşıyan kız hep kendine mi saklarsın çocukluğunu
ağzıma bir bulut bulaşsa da yokluğundan yapılmış kayadan seken kurşun en serseri yanımız olur kimi zaman ve ben hep kendimi terk ederim senden her katilin aşkı her aşkın katili bir öncekinin faili hep ben olurum hep ben ölürüm
içime uzanan koridorların ortasından hep gülerdin beni görünce bense sana hep geç kalırdım sona kalırdım sonra kanardım
yağmurlarla inseydin içime içim senden yanaydı yüzümdeki işgaller senden karaydı seni sevmek en gizli ağlama biçimimdi sana yazacaklarım sil sil bitmezdi ve ben sende hiçbir şeydim sen bende herşeyken
canım yastığının altında biriktirdiğin yalnızlıklarım kendine varlaşıp bana yoklaşan biri yapar seni ve ne kadar kaçsan o kadar yakınsındır aslında kendine geciken sevdalar yıkık kentlere benzer bilirsin ve sevgisizlik alır bir gün seni benden işte bu yüzden sen hep sevil hep sevil sevil | | | | Kahraman Tazeoğlu |
| | Yoksun Ya | | | Yoksun ya Gençliğimin deli rüzgarları da yok Ve yoksul düş baharlarım Neler kalmadı ki sende Çaresizlik karabasanlarının çıkmazları Avuntuzus saplantıların açmazları Deli düşler
Yoksun ya Kim anlar şimdi bu yüreği Sensizlikte ne yapılır bilmem ki Aşkın tepelerinden böyle apansız düşmedim
Ilık tebesusumler vaktine beş kala solan Kahkahalar gibiyim Yarısında yutulmuş Sevinç çığlıkları dolu boğazım
Seni özlemeyi bile yakıştıramıyorum kendime
Yoksun ya Buruşturulup atılmış mektuplar gibiyim İçimdeki yürek boşluğuna yoldaş Gülüşüm bükülü kaldı dudağımda Sana sargın kalmak vardı gül yüzlü Bu aşkın üstü Böyle örtülür müydü | | | Kahraman Tazeoğlu
| | Madem Ki Aşk Cemresidir Gönlün | | | Sevgili... Yine bahar gelip vurdu kapımızı. Ben ki yaktım bütün anılarımı, Bölüştürdüm bütün şiirlerimi kayıp çocuklara. Film bitmedi, son yazmadı henüz. Takılıp kaldım yıllar öncesinin Eylüle çalan bir yazında. Hiçbir cemre dokunmadı bana, ısıtmadı yaz güneşleri. Durup durup kendime yaktım yıllar boyu, Onun için biraz is kokar libasım, Onun için dağınık biraz saçlarım. Ben ki bir dolu damıtılmış hüzündüm. Korkardım bahara dokunmaktan olaki solardı yüzü, Korkardım Eylülleri azgınlaştıran baharı tutuşturan adam olmaktan.
Sevgili... Her gece bir Züleyha düşü görüyorum sen gibi, Düşüyorum içimin kuyularına durmadan. Yarım yamalak bir senaryo oysa herşey, Uyanıyorum ki çoktan silinmiş bütün repliklerim. Budur ürkmüşlüğüm, budur gizlenmişliğim, Sabrım beni ancak buraya kadar getirdi.
Yoruldum artık sevgili, yoruldum karanfillere kan vermekten. Anlayamadım bir türlü neden Eylül hep on biri doğurur? Ve neden aşkın çocukları yoktur?
Oysa sevgili... Bir Eylül günü, saklandığım hayattan çıkıp gelmek isterdim şimdi sana Birikmiş bütün baharlarımı adayarak, Koşarak doru taylar gibi yalınayak, Çatlasın isterdim damarlarım çatlasın Ve damarımda akan hüzün bu aşka karışmasın. Yazık ki yine de Eylül dolu ellerim, yine de derin bir sızı içimde, Hüzünlü bir gülümseyiş bazen dudaklarımda. Nasılsa biraz keder bulaşır her aşka, Her aşka biraz gözyaşı, biraz kalp ağrısı.
Sevgili... Bu senaryo, bu kuyu, bu Eylül bırakmaz beni. Geleceksen sen gelmelisin, hüzün kadar cesur aşklar takınarak.
Madem aşk cemresidir gönlün, Gönlüme biraz bahar, biraz sen katarak.... | | | Kahraman Tazeoğlu
ŞİİRLERİM,İbrahim Kandamar
| | Kıvılcım | | | Bir kıvılcım olsam nadide gönüllere Biz ki ayrılıklar şaiiriyiz taze ve yorgun Kimsenın tahmin etmediği yüreklerden geliyoruz Bunu ne sen ne de ben anlayabiliriz Keşke keşke bir kıvılcım olsaydım
Merhamet isterdim gönüllerde Onun için hiç ama hiç bıkmazdım Senden çünkü sen ben de bir bütünsün Küllenmiş ateş beni tekrar hayata bağlardı Keşke bir kıvılcım misali savrulabilsem Keşke yükselebilsem diz boyu
Aşkın ile yoğrulmuş bu aciz gönüle acı Yağmurum sensin güneşim sen Sabaha karşı düşen çig damlaları sensin Keşke ben sende bir kıvılcım olsaydım O zaman bendeki seni anlayabilirdin Çünkü ben sende bir kıvılcım olmuşum Esmeden Gönlüne dolmuşum.
| | | İbrahim Kandamar
ŞİİRLERİM,AHMET KAYA
| Dün gece gördüm düsümde Seni özledim anne Elin yine ellerimde Gözlerin aglamakli Gözyaslarini sildim anne Camlar düstü yerlere Elim elim kan içinde Yanima gel yanima anne Iki yanimda iki polis Ellerim kelepçede Beni bul beni bul anne
Dün gece gördüm düsümde Seni özledim anne Gözlerinden akan bendim Düstüm gögsüne Söyle canin yandi mi anne Camlar düstü yerlere Elim elim kan içinde Yanima gel yanima anne Iki yanimda iki polis Ellerim kelepçede Beni bul beni bul anne Ahmet Kaya
| Aylar oldu yillar oldu Ben yüzünü görmedim Yüzüne hasret kaldim kiz Yüzüne yüzüm sürmedim
Gülen aya sordum seni Küstü yüzünü sakladi Yildizlara sordum seni Yildizlar kan agladi
Aksam olur ay gecede Çigdem çiçek senlenir Vallah düsünmesem seni Derdime dert eklenir
Biçak sapladin sineme Eskidi yaralarim Sabah olsun gelme eger Kendimi yaralarim Ahmet Kay
ŞİİRLERİM,A.KADİR BİLGİN
| Ay isigi kutsal sevgilim Fisiltilarin yumusak toprakta Ayak izlerime doluyor Sen de terkedip gitme Sularla oynasmaya Dogur beni isiginla Lekeli yüzüne Bulasmis gibi yeni bir iz Sarkimizi çaliyor daglar Haydi dans edelim özlemle Çakissin bedenlerimizdeki giz Miril miril büyüsün basaklar Baris içinde çogalsin sevgimiz.
A. Kadir Bilgin
ŞİİRLERİM,
Gittin Içimde Kaldi Ayrilik |
| Gittin Ayrilirken buz tutmus biyikti gözlerin Kaçamak ellerimiz komutsuz sallandi Dudaklarimizda siradan sözcükler Vedalasmayi bile beceremedik Son bir bakis kaldi arkanda Kalabaliga karisan Her sey düzmece bir dinginlige gömüldü Gittin.
Içimde Yiginlarca kitap kaldi uçusan Sözcükler beynimin köselerinden Çikip korkuttular gecelerimi Pesimden geldi gölgeler Aynalara bakamaz oldum Hiçbir oyun avutmadi beni Yasamima sigmayan bir sey kaldi Içimde.
Kaldi Yeni bir kent iskenceye hazir Ödesemedim gittigin mevsimlerle Bellegimi silkeleyip anilardan Tik tak çaldin uzun zaman Alisamadim yarimliga Düslerimde intihar tutkulari Sirtimda hançerinin oydugu bosluk Kaldi.
Ayrilik Çogalarak giriyor günlerime Senden baska kim bilebilir Geçmisin dökümünü yaptigimi Agir agir pulsara dönüsürken günesler Sonbahar hüznüne benziyor pencerede Artik konuk beklemeyen gözlerim Sayfalar da bitti isik da her yani kapladi Ayrilik. A. Kadir Bilgin |
|
|
|
|
|
|
|
|