<%ENDWHILE%>
ANNEMİN YALNIZCA BİR GÖZÜ VARDI...
ANNEMİN YALNIZCA BİR GÖZÜ VARDI...
Annemin yalnızca bir gözü vardı. Ondan nefret ederdim… Çünkü bu durum beni utandırıyordu
My mom only had one eye.
I hated her... she was such an embarrassment.
كان لأمي عين واحدة... وقد كرهتها... لأنها كانت تسبب لي الإحراج.
***
Ailemizi geçindirmek için okulda aşçılık yapardı.
She cooked for students & teachers to support the family.
وكانت تعمل طاهية في المدرسة التي أتعلم فيها لتعيل العائلة.
****
İlkokulda iken bir gün annem bana merhaba demeye gelmişti.
There was this one day during elementary school where my mom came to say hello to me.
ذات يوم...في المرحلة الابتدائية جاءت لتطمئن عَلي.
***
Yerin dibine geçmiştim. Bunu bana nasıl yapabilirdi?
I was so embarrassed.
How could she do this to me?!
أحسست بالإحراج فعلاً ... كيف فعلت هذا بي؟!
***
Onu görmezden geldim. Ona nefretle baktım ve oradan kaçtım.
I ignored her, threw her a hateful look and ran out.
تجاهلتها, ورميتها بنظرة مليئة بالكره.
***
Ertesi gün sınıfta bir arkadaşım dedi ki, Eeee, senin annenin yalnızca bir gözü var!
The next day at school one of my classmates said,
"EEEE, your mom only has one eye!"
وفي اليوم التالي قال أحد التلامذة ... أمك
بعين واحده ... أووووه
***
Yerin dibine girmek istedim. Ve de annemin ortadan kaybolmasını istedim.
I wanted to bury myself.
I also wanted my mom to just disappear.
وحينها تمنيت أن أدفن نفسي
وأن تختفي امي من حياتي.
***
Bu yüzden o gün onunla karşılaşınca dedim ki, Beni gülünç duruma düşüreceğine ölsen daha iyi?!!!
So I confronted her that day and said, " If you're only gonna make me a laughing stock, why don't you just die?!!!"
في اليوم التالي واجهتها :
لقد جعلتِ مني أضحوكة, لِم لا تموتين ؟!!
***
Annem karşılık vermedi.
My mom did not respond!!!
ولكنها لم تُجب!!!
***
Dediklerim hakkında bir saniye bile durup düşünmedim çünkü çok kızmıştım.
I didn't even stop to think for a second about what I had said, because I was full of anger.
لم أكن متردداً فيما قلت ولم أفكر بكلامي لأني كنت غاضباً جداً
***
Onun duyguları beni ilgilendirmiyordu.
I was oblivious to her feelings…
ولم أبالي لمشاعرها ...
***
Onu evde istemiyordum..
I wanted out of that house..
وأردت مغادرة المكان..
***
Çok çalıştım ve Singapur’a okumaya gittim
So I studied real hard, got a chance to go to Singapore to study.
درست بجد وحصلتُ على منحة للدراسة في سنغافورة.
***
Sonra evlendim. Kendi evimi aldım. Çocuklarım oldu ve hayatımdan memnundum.
Then, I got married.
I bought a house of my own.
I had kids of my own. I was happy with my life
وفعلاً.. ذهبت .. ودرست .. ثم تزوجت .. واشتريت بيتاً .. وأنجبت أولاداً وكنت سعيداً ومرتاحاً في حياتي.
***
Bir gün annem beni ziyarete gelmişti. Kaç yıldır beni görmemiş ve torunlarını tanımamıştı.
Then one day, my mother came to visit me. She hadn't seen me in years and she didn't even meet her grandchildren!.
وفي يوم من الأيام ..أتت أمي لزيارتي ولم تكن قد رأتني منذ سنوات ولم ترى أحفادها أبداً!
***
Kapıya gelince çocuklarım, ona güldüler.
When she stood by the door, my children laughed at her.
وقفت على الباب وأخذ أولادي يضحكون...
***
Ona Evime gelip çocuklarımı nasıl korkutabilirsin!
HEMEN BURADAN GİT! diye bağırdım.
I screamed at her, "How dare you come to my house and scare my children!"
GET OUT OF HERE! NOW!!!"صرخت: كيف تجرأتِ وأتيت لتخيفي اطفالي؟.. اخرجي حالاً!!!
***
Bana annem sessizce Kusura bakmayın. Yanlış adrese geldim galiba dedi ve gözden kayboldu.
And to this, my mother quietly answered, "Oh, I'm so sorry.I may have gotten the wrong address," and she disappeared out of sight.
أجابت بهدوء: (آسفة .. أخطأتٌ العنوان على ما يبدو).. واختفت....
***
Bir gün mezunlar toplantısı için okuldan bir mektup aldım.One day, a letter regarding a school reunion came to my house.
وذات يوم وصلتني رسالة من المدرسة تدعوني لجمع الشمل العائلي.
***
Karıma iş seyahatine gidiyorum diye bahane uydurdum.
So I lied to my wife that I was going on a business trip…
فكذبت على زوجتي وأخبرتها أنني سأذهب في رحلة عمل...
***
Mezunlar toplantısından sonra sırf meraktan eski eve gittim!!!.
After the reunion, I went to the old shack just out of curiosity!!!.
بعد الاجتماع ذهبت الى البيت القديم الذي كنا نعيش فيه, للفضول فقط!!!.
***
Komşularım, annemin öldüğünü söylediler.
My neighbors said that she died.
أخبرني الجيران أن أمي.... توفيت.
***
Hiç üzülmemiştim.I did not shed a single tear!!.
لم أذرف ولو دمعة واحدة !!
***
Bana verilsin diye annemin bıraktığı bir mektup verdilerThey handed me a letter that she had wanted me to have…
قاموا بتسليمي رسالة من أمي ....
***
En sevgili oğlum, her zaman seni düşünüyorum…
My dearest son, I think of you all the time..
ابني الحبيب.. لطالما فكرت بك..
***
Singapur’a gelip çocuklarını korkuttuğum için üzgünüm.
I'm sorry that I came to Singapore and scared your children.
آسفة لمجيئي إلى سنغافورة وإخافة أولادك.
***
Mezunlar gününe geleceksin diye çok sevinmiştim.
I was so glad when I heard you were coming for the reunion.
كنت سعيدة جداً عندما سمعتُ أنك سوف تأتي للاجتماع.
***
Ama seni görmek için yataktan kalkabilir miyim bilemiyorum.
But I may not be able to even get out of bed to see you.
ولكني قد لا أستطيع مغادرة السرير لرؤيتك.
***
Sen büyürken sürekli bir utanç kaynağı olduğum için üzgünüm.
I'm sorry that I was a constant embarrassment to you when you were growing up.
آسفة لأنني سببت لك الإحراج مراتٍ ومرات في حياتك.
***
Biliyor musun yavrum… sen çok küçükken bir kaza geçirmiştim ve gözünü kaybetmiştin.
You see........when you were very little, you got into an accident, and lost your eye.
هل تعلم... لقد تعرضتَ لحادثٍ عندما كنت صغيراً وقد فقدتَ عينك
***
Anne olarak senin tek bir gözle büyüme dayanamazdım.
As a mother, I couldn't stand watching you having to grow up with one eye.
وكأي أم, لم استطع أن أتركك تكبر بعينٍ واحدةٍ...
***
Bu yüzden sana kendi gözümü verdim…
So… I gave you mine…..
ولِذا... أعطيتكَ عيني .....
***
O gözle benim yerime görüyor diye seninle o kadar gurur duyuyordum ki.
I was so proud of my son who was seeing a whole new world for me, in my place, with that eye.
وكنتُ سعيدة وفخورة جداً لأن ابني يستطيع رؤية العالم بعيني.
***
Bütün sevgimle…..…
With my love to you…
.....مع حبي.....
***
Annen…Your mother…
أمــــــــــــك.....
Hata Yapan Erkek Affedilir mi?
Hata Yapan Erkek Affedilir mi?
![]() |
Çiçeklerle Yaratıcı Tasarımlar!
Çiçeklerle Yaratıcı Tasarımlar!
![]() |
http://kadin.tr.msn.com/dekorasyon/
ÜNLÜ BİRİYLE EVLENMEK İSTERMİYDİNİZ?YAPILAN ANKET SONUÇLARINDA Ş
| ||||||||||||||||
Bir Kadın Nasıl Gider?
Bir Kadın Nasıl Gider?
![]() |
SOBE
EVET ARKADAŞLAR YİNE SOBEYLE BAŞBAŞAYIZ.htt://www.songulacikgoz.blogcu.com ARKADAŞIM SOBELEDİ.TEŞEKKÜR EDERİM CANIM
GELELİM SORULARA
SORU:YAPMAK İSTEYİPTE YAPAMADIKLARIM
ÇOK İSTEYİPTE BİR TÜRLÜ GİDEMEDİĞİM MODELİSTLİK KURSUNA GİTMEK İSTERİM.
EŞİM VE ÇOCUKLARIMLA BERABER BİR AY TATİL YAPMAK HİÇ KİMSENİN OLMADIĞI BİRYERDE.
İŞ HAYATINA GERİ DÖNMEK.. ÇALIŞMAYI ÇOK ÖZLEDİM.
EHLİYET KURSUNA GİTMEK
SORU:HAYATTAN ZEVK ALDIĞIM ŞEYLER
EN ÇOK ÇOCUKLARIMLA BİRLİKTE OLMAK.
FİLM İZLEMEK,KİTAP OKUMAK ,MÜZİK DİNLEMEK,SİTEMLE VAKİT GEÇİRMEK,DANTEL YAPMAK,ARKADAŞLARIMLA VAKİT GEÇİRMEK,BİRDE ELVEDA RUMELİYİ İZLEMEK 
EVET SIRA BENDE
KİMDEN BAŞLASAM ACABA?HADİ BAKALIM İŞ BAŞINA
www.yagmurlagezinti.blogcu.com
SAĞLIKLI BİR NESİL YETİŞTİRMEK İÇİN ÖNCE ANNE VE BABA KENDİSİNİ
Sigaranın çocuklar üzerindeki etkisi
Yapılan araştırmalar dünyada her gün yaklaşık 100 bin çocuk sigaraya başladığını gösteriyor. Akciğerleri henüz gelişmekte olan ve yetişkinlerden daha fazla ve hızlı nefes alıp veren çocuklar için sigaranın zararı daha büyüktür. Sigara dumanına maruz bırakılarak, pasif içici durumuna düşürülen çocuklarda, kulak ve boğaz enfeksiyonları, bronşit ve zatürree sıklıkla görülen hastalıklardır.
Sigara içilen evlerde büyüyen çocuklarda solunum sistemi hastalıkları daha fazla görülmektedir. Anne ya da babadan birisinin sigara içmesi halinde bu hastalıkların riski iki katına çıkarken anne ve babanın her ikisinin de sigara içmesi halinde çocuğun solunum sistemi hastalığı geçirme olasılığı daha da fazla olmaktadır.
(FIKRA) İLETİŞİM TARİHİMİZ.LÜTFEN BUNU OKUYUNUZ
Rus bilim adamları yerin 100 metre altinda bakir tel bulduklarini, bunun ise
atalarinin bundan 1000 yil öncesinde telefon sebekelerinin
oldugunu kanitladigini duyurdular.
Bu olaydan 1 hafta sonra Amerikan gazetelerinde ilginç bir manset.
Amerikan bilim adamlari yerin 200 metre altinda 2000 yil öncesine
ait fiber optik hatlar bulduklarini, bunun ise, Amerikan toplumunun
Ruslardan 1000 yil öncesinde gelismis digital haberlesme
sistemleri oldugunu söylediler.
Bir hafta geçmeden Türk gazetelerinde yeni bir manset. Türk
bilim adamlari yerin 500 metre altina kadar kazdiklarini ve hiçbirsey
bulamadiklarini, bunun ise atalarinin 5000 yil
öncesinde kablosuz (wireless) iletisim sistemlerini kullandiklarini
söylediler...
hıncal'dan duvara asılacak bir yazı
şüphe
Şüphe.. İlişkinin en korkunç düşmanı..
Biri erkek, Ercan.. Öteki kadın.. Gülden.. İkisi de ayni şeyi yazmışlar bana..
Hani "Bu Pazar sevgilinize bir güzellik yapın. Onunla beraberken cep telefonunuzu kapatın" öğüdü vermiştim ya.. Yapmışlar ikisi de..
Gülden'in erkek arkadaşı "Hayırdır?.. Biri mi var arayacak, neden çekiniyorsun, telefonunu bu yüzden mi kapatıyorsun" demiş..
Ercan'ın kız arkadaşı "Neden benim yanımda telefonunu kapatıyorsun, yoksa başkaları mı var, yanımdayken ararlar diye korkuyorsun" demiş ve küsmüş.. Ercan yeminler etmiş, "Valla yok. Hıncal Ağbi yazdı da ondan yaptım" diye ama ikna edememiş kızı..
Düşünebiliyor musunuz?..
Bu kadar güzel, bu kadar anlamlı bir jesti böyle yorumlayan bir kafa nasıl bir kafadır ve insan böyle bir kafa ile mutlu olabilir mi?.
Cep telefonları günümüzde şüphenin simgesi oldu.. Sevgililer, eşler, birbirlerinin cep telefonlarını karıştırmak için nerdeyse fırsat kolluyorlar..
Kimler aramış?.. Kimleri aramış?.. Sakladığı mesaj var mı?.. Kimden..
Bu yüzden biten ilişkinin haddi hesabı yok..
Neden böyleyiz?..
Neden güvenmiyoruz en sevdiğimize de, tahkikat, araştırma, soruşturma yapmak gereği duyuyoruz?..
Söyleyeyim.. Tek sebebi var.. Kendimize güvenmiyoruz..
Bunun iki türlüsü var..
Bir.. "Giderse, onun gibisini bir daha bulamam.." korkusu.. Bu korku bizi şüpheci yapıyor.. Kendimize güvensek "Giderse gider.." diyebilsek..
İki.. Biz her haltı yapıyoruz. Onu da kendimiz gibi sanıyoruz doğal olarak. Bu bizi şüpheci yapıyor. "Ben yapıyorsam, o da yapıyordur" diyoruz..
Bu iki halde de sağlıklı ilişki olmaz.. Mümkün değil..
O zaman..
Şüphe ediyorsan bitireceksin.. Araştırmaya, soruşturmaya gerek yok.. Hayatın şüphe içinde geçecekse, olmasın daha iyi..
Şüphe ediliyorsan, anında kaçacaksın. Senden şüphe eden, durmadan peşinde olan, gözleyen, özel olması gereken yaşamını karıştıran biriyle mutlu olmana imkân var mı?.
Şüphe etti, temiz olduğunu kanıtladın. Gene şüphe etti, gene kanıtladın. Hayatın hep kanıtlamakla mı geçecek?.
Senden şüphe eden birisi nasıl seni seviyor olabilir ki?.
O zavallı kendini bile sevmiyor, "Ben sevilecek insan değilim" diyordur içinden.. Onun için durmadan senin başka arayışlar içinde olduğunu düşünüyor, durmadan şüphe ediyordur.
Yıllarca kız arkadaşımın telefonu yanı başımda durdu. Hatta kaç kez bende unutup tatile gitti. Aklımdan geçmedi alıp da telefonuna bakmak..
Baksaydım, ondan değil, kendimden utanırdım çünkü..
Ben de telefonumu saklamak gereği duymadım. Ne telefonumu, ne şifresini..
Aklımdan da geçmedi "Benim telefonumu kontrol ediyor mu evde yalnızken" diye.. Telefonum evde dururdu hep..,
Evimin duvarında asılan yazı, yaşamımın temel ilkelerinden biridir..
"Birini seversen serbest bırak.. Geri dönerse senindir. Dönmezse?. Zaten hiçbir zaman olmamıştır ki.."
Benim sevdiklerim hep özgürdüler..
Gecenin bir vakti, evden çıkıp giderlerken dahi "Nereye" diye sormadım kimseye, kendiliğinden söylemediyse..
Sorsam ne olacak ki?. Benden gizlemek istediği bir yere gidiyorsa, yalan söyleyecek..
Niye onu yalana zorlayayım ki?.. Giderse gider..
Gidecek olanı zorla tutmak kadar feci bir şey var mı, ikimiz için de..
hıncal uluç tan şirin bir yazı
Küçük istavritin öyküsü..
Hızla atıldı çapariye
Önce müthiş bir acı duydu dudağında
Gümbür gümbür oldu yüreği
Sonra hızla çekildi yukarıya
Aslında hep merak etmişti
Denizlerin üstünü
Neye benzerdi acep gökyüzü
Bir yanda büyük bir merak
Bir yanda ölüm korkusu
"Dudağı yarıklar" denir, şanslıdır onlar
Hani görüp de gökyüzünü, insanı
Oltadan son anda kurtulanlar
Ne çare balıkçının parmakları hoyratça kavradı onu
Küçük istavrit anladı yolun sonu
Koca denizlere sığmazdı yüreği
Oysa şimdi yüzerken
Küçücük yeşil leğende
Cansız uzanıvermiş dostlarına
Değiyordu minik yüzgeci
İnsanlar gelip geçtiler önünden
Bir kedi yalanarak baktı gökyüzünün içine
Yavaşça karardı dünya
Başı da dönüyordu
Son bir kez düşündü derin maviyi
Beyaz mercanı bir de yeşil yosunu
İşte tam o anda eğilip aldım onu
Yürüdüm deniz kenarına
Bir öpücük kondurdum başına
İki damla gözyaşından ibaret
Sade bir törenle saldım denizin sularına
Bir an öylece baka-kaldı
Sonra sevinçle dibe daldı
Gitti, tüm kederimi söküp atarak
Teşekkürü de ihmal etmemişti
Birkaç değerli pulunu elime avuçlarıma bırakarak
Balıkçı ve kedi şaşkın baktılar yüzüme
Sorar gibiydiler neden yaptın bunu niye
"Bir gün dedim bulursam kendimi
Yeşil leğendeki küçük istavrit kadar çaresiz
Son ana kadar hep bir umudum olsun diye"
"Son ana kadar umudunu yitirmeyeceksin!.."
Bitince bitmez.. Umudunu yitirince biter!..
<- :: Sonraki Sayfa ->





.jpg)