<%WHILE POST_TITLE%> <%IFNOT POST_TITLE=''%>
<%VAR POST_TITLE%>
<%ENDIF%> <%VAR POST_TEXT%>

<%VAR POST_DATE%> <%IF BLOG_ACCEPT_COMMENT%> <%ELSE%> <%IF POST_HAS_COMMENT%><%ENDIF%> <%ENDIF%>




<%ENDWHILE%>



ANNEMİN YALNIZCA BİR GÖZÜ VARDI...
11/8/2009

ANNEMİN YALNIZCA BİR GÖZÜ VARDI...

Annemin yalnızca bir gözü vardı. Ondan nefret ederdim… Çünkü bu durum beni utandırıyordu
My mom only had one eye.
I hated her... she was such an embarrassment.
كان لأمي عين واحدة... وقد كرهتها... لأنها كانت تسبب لي الإحراج.
***
Ailemizi geçindirmek için okulda aşçılık yapardı.
She cooked for students & teachers to support the family.
وكانت تعمل طاهية في المدرسة التي أتعلم فيها لتعيل العائلة.
****
İlkokulda iken bir gün annem bana merhaba demeye gelmişti.
There was this one day during elementary school where my mom came to say hello to me.
ذات يوم...في المرحلة الابتدائية جاءت لتطمئن عَلي.

***
Yerin dibine geçmiştim. Bunu bana nasıl yapabilirdi?
I was so embarrassed.
How could she do this to me?!
أحسست بالإحراج فعلاً ... كيف فعلت هذا بي؟!

***
Onu görmezden geldim. Ona nefretle baktım ve oradan kaçtım.
I ignored her, threw her a hateful look and ran out.
تجاهلتها, ورميتها بنظرة مليئة بالكره.

***
Ertesi gün sınıfta bir arkadaşım dedi ki, Eeee, senin annenin yalnızca bir gözü var!
The next day at school one of my classmates said,
"EEEE, your mom only has one eye!"
وفي اليوم التالي قال أحد التلامذة ... أمك
بعين واحده ... أووووه

***
Yerin dibine girmek istedim. Ve de annemin ortadan kaybolmasını istedim.
I wanted to bury myself.
I also wanted my mom to just disappear.
وحينها تمنيت أن أدفن نفسي
وأن تختفي امي من حياتي.

***
Bu yüzden o gün onunla karşılaşınca dedim ki, Beni gülünç duruma düşüreceğine ölsen daha iyi?!!!
So I confronted her that day and said, " If you're only gonna make me a laughing stock, why don't you just die?!!!"
في اليوم التالي واجهتها :
لقد جعلتِ مني أضحوكة, لِم لا تموتين ؟!!

***
Annem karşılık vermedi.
My mom did not respond!!!
ولكنها لم تُجب!!!

***
Dediklerim hakkında bir saniye bile durup düşünmedim çünkü çok kızmıştım.
I didn't even stop to think for a second about what I had said, because I was full of anger.
لم أكن متردداً فيما قلت ولم أفكر بكلامي لأني كنت غاضباً جداً

***
Onun duyguları beni ilgilendirmiyordu.
I was oblivious to her feelings…
ولم أبالي لمشاعرها ...

***
Onu evde istemiyordum..
I wanted out of that house..
وأردت مغادرة المكان..

***
Çok çalıştım ve Singapur’a okumaya gittim
So I studied real hard, got a chance to go to Singapore to study.
درست بجد وحصلتُ على منحة للدراسة في سنغافورة.

***
Sonra evlendim. Kendi evimi aldım. Çocuklarım oldu ve hayatımdan memnundum.
Then, I got married.
I bought a house of my own.
I had kids of my own. I was happy with my life
وفعلاً.. ذهبت .. ودرست .. ثم تزوجت .. واشتريت بيتاً .. وأنجبت أولاداً وكنت سعيداً ومرتاحاً في حياتي.

***
Bir gün annem beni ziyarete gelmişti. Kaç yıldır beni görmemiş ve torunlarını tanımamıştı.
Then one day, my mother came to visit me. She hadn't seen me in years and she didn't even meet her grandchildren!.
وفي يوم من الأيام ..أتت أمي لزيارتي ولم تكن قد رأتني منذ سنوات ولم ترى أحفادها أبداً!

***
Kapıya gelince çocuklarım, ona güldüler.
When she stood by the door, my children laughed at her.
وقفت على الباب وأخذ أولادي يضحكون...

***
Ona Evime gelip çocuklarımı nasıl korkutabilirsin!
HEMEN BURADAN GİT! diye bağırdım.
I screamed at her, "How dare you come to my house and scare my children!"
GET OUT OF HERE! NOW!!!"صرخت: كيف تجرأتِ وأتيت لتخيفي اطفالي؟.. اخرجي حالاً!!!

***
Bana annem sessizce Kusura bakmayın. Yanlış adrese geldim galiba dedi ve gözden kayboldu.
And to this, my mother quietly answered, "Oh, I'm so sorry.I may have gotten the wrong address," and she disappeared out of sight.
أجابت بهدوء: (آسفة .. أخطأتٌ العنوان على ما يبدو).. واختفت....

***
Bir gün mezunlar toplantısı için okuldan bir mektup aldım.One day, a letter regarding a school reunion came to my house.
وذات يوم وصلتني رسالة من المدرسة تدعوني لجمع الشمل العائلي.

***
Karıma iş seyahatine gidiyorum diye bahane uydurdum.
So I lied to my wife that I was going on a business trip…
فكذبت على زوجتي وأخبرتها أنني سأذهب في رحلة عمل...

***
Mezunlar toplantısından sonra sırf meraktan eski eve gittim!!!.
After the reunion, I went to the old shack just out of curiosity!!!.
بعد الاجتماع ذهبت الى البيت القديم الذي كنا نعيش فيه, للفضول فقط!!!.

***
Komşularım, annemin öldüğünü söylediler.
My neighbors said that she died.
أخبرني الجيران أن أمي.... توفيت.

***
Hiç üzülmemiştim.I did not shed a single tear!!.
لم أذرف ولو دمعة واحدة !!

***

Bana verilsin diye annemin bıraktığı bir mektup verdilerThey handed me a letter that she had wanted me to have…
قاموا بتسليمي رسالة من أمي ....

***
En sevgili oğlum, her zaman seni düşünüyorum…
My dearest son, I think of you all the time..
ابني الحبيب.. لطالما فكرت بك..

***
Singapur’a gelip çocuklarını korkuttuğum için üzgünüm.
I'm sorry that I came to Singapore and scared your children.
آسفة لمجيئي إلى سنغافورة وإخافة أولادك.

***
Mezunlar gününe geleceksin diye çok sevinmiştim.
I was so glad when I heard you were coming for the reunion.
كنت سعيدة جداً عندما سمعتُ أنك سوف تأتي للاجتماع.

***
Ama seni görmek için yataktan kalkabilir miyim bilemiyorum.
But I may not be able to even get out of bed to see you.
ولكني قد لا أستطيع مغادرة السرير لرؤيتك.

***
Sen büyürken sürekli bir utanç kaynağı olduğum için üzgünüm.
I'm sorry that I was a constant embarrassment to you when you were growing up.
آسفة لأنني سببت لك الإحراج مراتٍ ومرات في حياتك.

***
Biliyor musun yavrum… sen çok küçükken bir kaza geçirmiştim ve gözünü kaybetmiştin.
You see........when you were very little, you got into an accident, and lost your eye.
هل تعلم... لقد تعرضتَ لحادثٍ عندما كنت صغيراً وقد فقدتَ عينك

***
Anne olarak senin tek bir gözle büyüme dayanamazdım.
As a mother, I couldn't stand watching you having to grow up with one eye.
وكأي أم, لم استطع أن أتركك تكبر بعينٍ واحدةٍ...

***
Bu yüzden sana kendi gözümü verdim…
So… I gave you mine…..
ولِذا... أعطيتكَ عيني .....

***
O gözle benim yerime görüyor diye seninle o kadar gurur duyuyordum ki.
I was so proud of my son who was seeing a whole new world for me, in my place, with that eye.
وكنتُ سعيدة وفخورة جداً لأن ابني يستطيع رؤية العالم بعيني.

***

Bütün sevgimle…..…
With my love to you…
.....مع حبي.....

***
Annen…Your mother…
أمــــــــــــك.....

Yazan: gulumasli | Yorum (1) | Yorum yaz! | Bağlantı




Hata Yapan Erkek Affedilir mi?
1/6/2009
Kategori: YAZILARIM

Hata Yapan Erkek Affedilir mi?

Az önce telefon açan arkadaşım, sevgilisinin yaptığı hatadan dolayı hemen ayrılsın mı, yoksa zaman versin mi diye sordu? Sorunun cevabı hem çok zor, hem oldukça basit: Bilemem!
Hata Yapan Erkek Affedilir mi?
Taş
“Öncelikle adamına göre değişir, ardından yaptığı hataya göre değişir ve son olarak senin ilişkiye ne kadar önem verdiğine, birlikteliğinin kalitesine ve hataya bakış açına göre değişir. Bana sorduğuna göre, ortada yürek yaralayan bir durum yok. Üstü kapatılabilir demek ki, yoksa şimdi benimle konuşmak yerine bavul hazırlıyor olurdun.”
Verdiğim cevap tatmin etmedi. O daha net bir yanıt bekliyormuş. Farkında değildi elbette, akıl vermek, senet altına imza atmak demektir. Karşınızdakinin söylenenleri yapacağından, size çok güvendiğinden eminseniz; bu risklidir. Burada topa giremezdim. İki insan arasında yaşananı, birlikteliklerinin ayrıntılarını sadece onlar bilir. Dışarıdan görünenle, kapı kapandıktan sonra yaşananlar farklıdır.
Telefonu kapattıktan sonra aldı beni bir düşünce, gerçekten ne kadar zaman verilir birisine? Peki, bu zaman, hatayı telafi için mi yoksa başka bir hata yapana kadar beklemek için mi belirlenir? İnsan olmanın, dahası insan kalmanın öğrenciliği, hata yapmak değil midir? Ne kadar büyük bir hata olduğu, konunun can alıcı noktasıdır. Doğum gününü unutana verilecek tepki ile ameliyat sırasında karnınızda makas unutan doktora verilecek tepki aynı değildir. Tam burada bir parantez açıp, konunun dışına çıkarak, benim de yeni öğrendiğim bir bilgiyi size aktarmak istiyorum. Şu ameliyatta neşter, makas unutma durumu var ya, onun suçlusu doktor değilmiş. Doktorun o sırada makasla, pamukla uğraşacak hali olmadığından, ameliyatı doğru şekilde bitirmeye konsantre olduğundan, yanında işi bu olan birisi bulunurmuş. Doktor ameliyatı bitirip, dikişe geçmeden önce, görevlinin verdiği bütün aletleri geri alıp almadığını kontrol etmesi ve eksik varsa, doktoru uyarması gerekirmiş. Yani, başınıza böyle bir durum gelirse, davayı o şahısa açın. Neyse, biz tekrar konumuza dönelim.
Sözlüğe baktığımda hata kelimesinin anlamı için şunların yazıldığını gördüm: Yanlış, kusur, yanılma, yanılgı, suç, günah! Sözlük benden daha iyi biliyordur mutlaka ama günah ile hata arasında ortak nokta, eşanlamlılıktan çok, ikisinin de affedilebilir olması gibi geldi bana. Keza suç içinde böyle bir kargaşa oluşmadı beynimde dersem, yalan olur.
İş yine dolaşıp, neye hata denildiğine geliyor. Yeni tanıştığı adam, kapısını açmadı, sigarasını yakmadı, tuvaletin çıkışında beklemedi diye, gecenin sonunda çok hatalı davrandığını düşünen bir kadınla; çocukların yanında küfürlü konuştuğu ve iyi örnek olmadığı için kızan bir kadının hataya bakışları farklıdır. Doğal olarak affedilmesi de bu değerlere bağlı olacaktır.
Her ilişki, her insan hata yaparak öğreniyor. Kadın ya da erkek, hepimizin biraz kredisi olmalı. Ciddi zararlar, hayatı değiştirecek yanlışlar, onur kırıcı ve kasti olarak hata yapılmamışsa, affetmeyi bilmek gerekiyor. Bunu da domatesin dolapta bozulma süresi ile sınırlandırmak, ancak yeni bir yanlış yapmasını beklemeyi getirir. Aşk her şeyi affeder mi bilemem ama İsa’nın şu meşhur sözü hep aklımdadır: “ İlk taşı günahsız olanınız atsın!”
http://kadin.tr.msn.com/

Yazan: gulumasli | Yorum (4) | Yorum yaz! | Bağlantı




Çiçeklerle Yaratıcı Tasarımlar!
1/6/2009
Kategori: YAZILARIM

Çiçeklerle Yaratıcı Tasarımlar!

Yaz geldi, evimiz de ruhumuz gibi, güneşi görünce açılmak istiyor. Evin içinde yapacağınız ufak tasarımlar, yaz dekorasyonunuza mutlaka renk getirecektir. Her şey hayal gücünüzle sınırlı!
Çiçeklerle Yaratıcı Tasarımlar!
Dekorasyon
Baharın coşkusu, kendini renk renk açan çiçeklerle gösterir. Evin içinde gözünüze hoş görünen her yere vazolarda kır çiçekleri yerleştirebilirsiniz. Farklı kompozisyonlarda koyacağınız çiçekler, aynı cins bile olsa, her odada farklı duracaktır.
Cam bir vazonun içine kesme çiçekler yerleştirin. Saplarına birkaç dantel parçası sarın. Dantellerin bağlanacak noktalarına çıtçıt dikerseniz, aynı dantelleri pek çok kez kullanma şansınız olacaktır. Salonda kullandığınız dantel bir örtünün üstünde şık bir kombinasyon oluşturmuş olursunuz.
Uzun saplı kesme çiçeklerden bir buketi, orta boy bir cam vazoya ya da geniş ağızlı bir kavanoza yerleştirin. İçlerine kırmızı ve yeşil sivri biberler ekleyin. Evet, yanlış okumadınız, bildiğiniz sivribiber. Hatta birkaç fasulye veya kuşkonmaz da ekleyebilirsiniz. Çiçek ve sebzenin bu şık karması sadece size özel olacaktır. Ayrıca bu senenin dekorasyon modasında, sebze- çiçek ikilisi çoktan yerini aldı bile.
Eskiden kuş besliyordunuz, ancak uçunca elinizde boş bir kafes kaldı. Peki, dekorasyona son derece yakışan bu kafes ile neler yapabileceğinizi düşündünüz mü? Öncelikle, iç ve dış mekanlarda kullanabilirsiniz. Dekorasyonunuza uygun bir renge boyayın. İçine bir saksı yerleştirin. İster balkonda tavanınızdan asarak, çiçeğinizin size doğru nasıl keyifle uzandığını seyredin, ister masanızın üzerine koyarak, renkli çiçeklerin güzelliğinin tadını çıkarın. Her yerde hoş bir aksesuar olarak duracaktır.
Akşamüstü çaya misafir geliyor. En sevdiğiniz fincan takımınızın bir tane tabağı kırıldı. Fincan boşta duruyor. İçine kısa saplı çiçeklerden oluşan bir buket hazırlayın. Çay fincanlarınızla aynı desene sahip bu fincanı, masanın ortasına koyun. Çay, kek ve çiçekler, işte, çay keyfi buna denir!
Evde kullanmadığınız bir tepsiniz varsa, içine küçük saksılarda duran çiçekleri yerleştirin. Özellikle çiçek açan kaktüsler, çok ufak saksılarda rahatlıkla yetiştikleri için, onların renkli çiçekleri ile kombine olmuş bir tepsi, evinizin en güzel köşesi haline gelebilir.
Çocuğunuza aldığınız balık öldü. Elinizde boş bir fanus akvaryum var. Onu kullanmanın tam sırası. Alın akvaryumu, çiçek ve dalları ayrı taraflara gelecek hoş bir kombinasyon hazırlayın. İçine suda yüzen mumlar koyarak, akşamları balkonda otururken loş bir ışık elde edebilirsiniz. Etrafına seramik balıklar da koyarsanız, seyretmeye doyamayacağınız bir görüntünüz olacaktır.
Evinizde bir bölümü çiçek köşesine dönüştürün. Bunun için ihtiyacınız olan,bir küçük sehpa üstüne konulmuş birkaç saksı çiçeği. Etrafını taze meyvelerle dekore etmeyi unutmayınız
http://kadin.tr.msn.com/dekorasyon/

Yazan: gulumasli | Yorum (1) | Yorum yaz! | Bağlantı




ÜNLÜ BİRİYLE EVLENMEK İSTERMİYDİNİZ?YAPILAN ANKET SONUÇLARINDA Ş
7/5/2009
Kategori: YAZILARIM


Yazan: gulumasli | Yorum (1) | Yorum yaz! | Bağlantı




Bir Kadın Nasıl Gider?
1/5/2009
Kategori: YAZILARIM

Bir Kadın Nasıl Gider?

Bir kadın ne zaman gider? Hiç düşündünüz mü, bir kadının gidişi neden bir erkeğin gidişi kadar gürültülü olmaz? Kavgasız, sessiz ve anlamsızca gider kadın.
Bir Kadın Nasıl Gider?
Yürüyen Kadın
İlişkide erkekler sıkıldıklarını belli ederler. Bu iş yürümeyecek düşüncesini, gözünüze sokarlar. Önce gereksiz kavgalar başlar. “Sen zaten hep böylesin” cümleleri yerleşir diyaloglara, “şunu yapmandan nefret ediyorum” alt metni üstüne, binlerce söz edilir. Elleri ayrılır erkeklerin, televizyon karşısında el ele oturuşlar biter, herkesin kendi koltuğu vardır ve artık uyku gelince yatağa gitmek zor gelir. Çoğu zaman kadının üstüne örttüğü battaniyeyi, sabaha karşı üstünden attığı için, üşüyerek uyanan adam, sessizce yatağa gider, hiç dokunmadan, çalar saatini sesini bekler tan vaktinde.
Akşam toplantılar çıkar, seyahatler girer araya işi müsaitse ve eve gelince, nasılsının yerini alır yemek mönüsünü sormak. Görev gibi, tatsız ve uzun aralıklarla yapılan sevişmelerin acısına, ihanet eklenir. Dışarıdaki konuşmaları kulağına gelir kadının, çocukları için evliliğini yürüttüğünü söyler herkese adam ve hiç hatayı kendinde aramaz. Kafasına göre birini bulmadan, bir dala tutunmadan, başka bir tene dokunmadan gidemez adam, gideni de zordur.Yani, bir erkek ilişkiden gideceğini hem belli eder, hem bağıra çağıra anlatır. Şiddete varan gece yarısı kavgalarında, alkol limitini aşmış ve kim bilir hangi hayali aşkı bırakarak gelmenin kızgınlığını çıkarır, saatlerce beklemiş olan kadından. Bu kadar basittir, bakarsın yüzüne ve anlarsın ki, o adamda artık sevgiye dair hiçbir şey kalmamıştır.
Kadınlar böyle gitmez aslında gidemez. Çok uzun emekler verir ilişkisini yürütmek için. Birinin kadını olmayı yüreği, beyni, ruhu o kadar zor kabul etmiştir ki, başka bir adama ait olmayı istemez. Erkek gibi, çorbanın tuzu eksik diye kavga çıkarmaz mesela, tam tersi, konuşmamız lazım der. Erkekler de en çok bu cümleye sinir olurlar. Ertelenir o konuşmalar, maç bitimine, yemek sonrasına ve daha birçok lüzumsuz şeyin ardına ötelenir. Kadınlar inatçıdır, hayata tutundukları gibi, aşklarına da sahip çıkarlar. Bu yüzdendir, konuşup derdini anlatma isteği, karşı tarafı ikna edene kadar uğraşırlar. Sonunda pes eder adam, bir ışık görür kadın, tüm derdini paylaşır. Genellikle ne cevap alır? Abuk sabuk konuşma! Gereksiz ve saçma gelmiştir adama anlatılanlar, hiç de üstünde durmamıştır. Yine bir sıkıntı, tatmin edilemeden geçiştirilir ve adam gün gelip bunların kendisine ok gibi döneceğini bilemez.
Bir kadın şikayet ediyorsa, ya da erkeklerin deyimi ile vıdı vıdı ediyorsa; erkek bilmelidir ki, o ilişkiden hala ümidi vardır kadının. Yürütmek, birlikte yaşamak, sorunları çözerek mutlu olmak istiyordur. Daha önemlisi, o adamı hala seviyordur.
Kadın susarak gider! En önemli detaydır, erkeklerin hiç anlayamadığı durum işte bu kadar basittir. O gün gelene kadar konuşan, kavga eden, tartışan kadın, kendini sessizliğe vermiştir. Ne zaman ümidini o ilişkiden kestiyse, o zaman sevgisi de yara almış demektir. Yüreğindeki bavulları toplamıştır, kafasındaki biletleri almış ve aslında bedeni orada durarak, ilişkiden çıkıp gitmiştir. Kadın, gerçekten gitmişse, çok sessiz olmuştur ayrılışı, kimse hissetmeden, kapıları vurup kırmadan gitmiştir. Her akşam eve geldiğinde, kapının açıldığını gören adam anlamaz ama bir kadın sessizce gider. Ne mutfağında yemek pişiren, ne yan koltukta televizyon izleyen, ne gece ruhunu kenara koyarak yatakta sevişmeye çalışan kadın, artık o kadındır. Bir kadının çığlıklarından, kavgalarından korkmamak gerekir, çünkü kadının gidişi sessiz ve asildir.
http://tr.msn.com..alıntıdır

Yazan: gulumasli | Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı




SOBE
25/2/2008
Kategori: YAZILARIM

EVET ARKADAŞLAR YİNE SOBEYLE BAŞBAŞAYIZ.htt://www.songulacikgoz.blogcu.com ARKADAŞIM SOBELEDİ.TEŞEKKÜR EDERİM CANIM  GELELİM SORULARA

 

SORU:YAPMAK İSTEYİPTE YAPAMADIKLARIM 

            

              ÇOK İSTEYİPTE BİR TÜRLÜ GİDEMEDİĞİM  MODELİSTLİK KURSUNA GİTMEK İSTERİM.

              EŞİM VE ÇOCUKLARIMLA BERABER BİR AY TATİL YAPMAK HİÇ KİMSENİN OLMADIĞI BİRYERDE.

             İŞ HAYATINA GERİ DÖNMEK.. ÇALIŞMAYI ÇOK ÖZLEDİM.

             EHLİYET KURSUNA GİTMEK

 

SORU:HAYATTAN ZEVK ALDIĞIM ŞEYLER

            EN ÇOK ÇOCUKLARIMLA BİRLİKTE OLMAK.

            FİLM İZLEMEK,KİTAP OKUMAK ,MÜZİK DİNLEMEK,SİTEMLE VAKİT GEÇİRMEK,DANTEL YAPMAK,ARKADAŞLARIMLA VAKİT GEÇİRMEK,BİRDE ELVEDA RUMELİYİ İZLEMEK  

        

           EVET SIRA BENDE KİMDEN BAŞLASAM ACABA?HADİ BAKALIM İŞ BAŞINA

           www.funda2008.blogcu.com

           www.becede.blogcu.com

           www.yagmurlagezinti.blogcu.com

           www.hobihayat.blogspot.com

 

       

           

 


Yazan: gulumasli | Yorum (1) | Yorum yaz! | Bağlantı




SAĞLIKLI BİR NESİL YETİŞTİRMEK İÇİN ÖNCE ANNE VE BABA KENDİSİNİ
1/2/2008
Kategori: YAZILARIM

Sigaranın çocuklar üzerindeki etkisi

 

Yapılan araştırmalar dünyada her gün yaklaşık 100 bin çocuk sigaraya başladığını gösteriyor. Akciğerleri henüz gelişmekte olan ve yetişkinlerden daha fazla ve hızlı nefes alıp veren çocuklar için sigaranın zararı daha büyüktür. Sigara dumanına maruz bırakılarak, pasif içici durumuna düşürülen çocuklarda, kulak ve boğaz enfeksiyonları, bronşit ve zatürree sıklıkla görülen hastalıklardır.

 

Sigara içilen evlerde büyüyen çocuklarda solunum sistemi hastalıkları daha fazla görülmektedir. Anne ya da babadan birisinin sigara içmesi halinde bu hastalıkların riski iki katına çıkarken anne ve babanın her ikisinin de sigara içmesi halinde çocuğun solunum sistemi hastalığı geçirme olasılığı daha da fazla olmaktadır.


Yazan: gulumasli | Yorum (4) | Yorum yaz! | Bağlantı




(FIKRA) İLETİŞİM TARİHİMİZ.LÜTFEN BUNU OKUYUNUZ
1/1/2008
Kategori: YAZILARIM

Rus bilim adamları yerin 100 metre altinda bakir tel bulduklarini, bunun ise
atalarinin bundan 1000 yil öncesinde telefon sebekelerinin
oldugunu kanitladigini duyurdular.

Bu olaydan 1 hafta sonra Amerikan gazetelerinde ilginç bir manset.
Amerikan bilim adamlari yerin 200 metre altinda 2000 yil öncesine
ait fiber optik hatlar bulduklarini, bunun ise, Amerikan toplumunun
Ruslardan 1000 yil öncesinde gelismis digital haberlesme
sistemleri oldugunu söylediler.

Bir hafta geçmeden Türk gazetelerinde yeni bir manset. Türk
bilim adamlari yerin 500 metre altina kadar kazdiklarini ve hiçbirsey
bulamadiklarini, bunun ise atalarinin 5000 yil
öncesinde kablosuz (wireless) iletisim sistemlerini kullandiklarini
söylediler...


Yazan: gulumasli | Yorum (4) | Yorum yaz! | Bağlantı




hıncal'dan duvara asılacak bir yazı
21/12/2007
Kategori: YAZILARIM

 

şüphe

Şüphe.. İlişkinin en korkunç düşmanı..
Biri erkek, Ercan.. Öteki kadın.. Gülden.. İkisi de ayni şeyi yazmışlar bana..
Hani "Bu Pazar sevgilinize bir güzellik yapın. Onunla beraberken cep telefonunuzu kapatın" öğüdü vermiştim ya.. Yapmışlar ikisi de..
Gülden'in erkek arkadaşı "Hayırdır?.. Biri mi var arayacak, neden çekiniyorsun, telefonunu bu yüzden mi kapatıyorsun" demiş..
Ercan'ın kız arkadaşı "Neden benim yanımda telefonunu kapatıyorsun, yoksa başkaları mı var, yanımdayken ararlar diye korkuyorsun" demiş ve küsmüş.. Ercan yeminler etmiş, "Valla yok. Hıncal Ağbi yazdı da ondan yaptım" diye ama ikna edememiş kızı..
Düşünebiliyor musunuz?..
Bu kadar güzel, bu kadar anlamlı bir jesti böyle yorumlayan bir kafa nasıl bir kafadır ve insan böyle bir kafa ile mutlu olabilir mi?.
Cep telefonları günümüzde şüphenin simgesi oldu.. Sevgililer, eşler, birbirlerinin cep telefonlarını karıştırmak için nerdeyse fırsat kolluyorlar..
Kimler aramış?.. Kimleri aramış?.. Sakladığı mesaj var mı?.. Kimden..
Bu yüzden biten ilişkinin haddi hesabı yok..
Neden böyleyiz?..
Neden güvenmiyoruz en sevdiğimize de, tahkikat, araştırma, soruşturma yapmak gereği duyuyoruz?..
Söyleyeyim.. Tek sebebi var.. Kendimize güvenmiyoruz..
Bunun iki türlüsü var..
Bir.. "Giderse, onun gibisini bir daha bulamam.." korkusu.. Bu korku bizi şüpheci yapıyor.. Kendimize güvensek "Giderse gider.." diyebilsek..
İki.. Biz her haltı yapıyoruz. Onu da kendimiz gibi sanıyoruz doğal olarak. Bu bizi şüpheci yapıyor. "Ben yapıyorsam, o da yapıyordur" diyoruz..
Bu iki halde de sağlıklı ilişki olmaz.. Mümkün değil..
O zaman..
Şüphe ediyorsan bitireceksin.. Araştırmaya, soruşturmaya gerek yok.. Hayatın şüphe içinde geçecekse, olmasın daha iyi..
Şüphe ediliyorsan, anında kaçacaksın. Senden şüphe eden, durmadan peşinde olan, gözleyen, özel olması gereken yaşamını karıştıran biriyle mutlu olmana imkân var mı?.
Şüphe etti, temiz olduğunu kanıtladın. Gene şüphe etti, gene kanıtladın. Hayatın hep kanıtlamakla mı geçecek?.
Senden şüphe eden birisi nasıl seni seviyor olabilir ki?.
O zavallı kendini bile sevmiyor, "Ben sevilecek insan değilim" diyordur içinden.. Onun için durmadan senin başka arayışlar içinde olduğunu düşünüyor, durmadan şüphe ediyordur.
Yıllarca kız arkadaşımın telefonu yanı başımda durdu. Hatta kaç kez bende unutup tatile gitti. Aklımdan geçmedi alıp da telefonuna bakmak..
Baksaydım, ondan değil, kendimden utanırdım çünkü..
Ben de telefonumu saklamak gereği duymadım. Ne telefonumu, ne şifresini..
Aklımdan da geçmedi "Benim telefonumu kontrol ediyor mu evde yalnızken" diye.. Telefonum evde dururdu hep..,
Evimin duvarında asılan yazı, yaşamımın temel ilkelerinden biridir..
"Birini seversen serbest bırak.. Geri dönerse senindir. Dönmezse?. Zaten hiçbir zaman olmamıştır ki.."
Benim sevdiklerim hep özgürdüler..
Gecenin bir vakti, evden çıkıp giderlerken dahi "Nereye" diye sormadım kimseye, kendiliğinden söylemediyse..
Sorsam ne olacak ki?. Benden gizlemek istediği bir yere gidiyorsa, yalan söyleyecek..
Niye onu yalana zorlayayım ki?.. Giderse gider..
Gidecek olanı zorla tutmak kadar feci bir şey var mı, ikimiz için de..

 


Yazan: gulumasli | Yorum (8) | Yorum yaz! | Bağlantı




hıncal uluç tan şirin bir yazı
7/9/2007
Kategori: YAZILARIM

Küçük istavritin öyküsü..

Küçük istavrit yiyecek bir şey sanıp
Hızla atıldı çapariye
Önce müthiş bir acı duydu dudağında
Gümbür gümbür oldu yüreği
Sonra hızla çekildi yukarıya

Aslında hep merak etmişti
Denizlerin üstünü
Neye benzerdi acep gökyüzü
Bir yanda büyük bir merak
Bir yanda ölüm korkusu

"Dudağı yarıklar" denir, şanslıdır onlar
Hani görüp de gökyüzünü, insanı
Oltadan son anda kurtulanlar
Ne çare balıkçının parmakları hoyratça kavradı onu
Küçük istavrit anladı yolun sonu

Koca denizlere sığmazdı yüreği
Oysa şimdi yüzerken
Küçücük yeşil leğende
Cansız uzanıvermiş dostlarına
Değiyordu minik yüzgeci

İnsanlar gelip geçtiler önünden
Bir kedi yalanarak baktı gökyüzünün içine
Yavaşça karardı dünya
Başı da dönüyordu
Son bir kez düşündü derin maviyi
Beyaz mercanı bir de yeşil yosunu

İşte tam o anda eğilip aldım onu
Yürüdüm deniz kenarına
Bir öpücük kondurdum başına
İki damla gözyaşından ibaret
Sade bir törenle saldım denizin sularına

Bir an öylece baka-kaldı
Sonra sevinçle dibe daldı
Gitti, tüm kederimi söküp atarak
Teşekkürü de ihmal etmemişti
Birkaç değerli pulunu elime avuçlarıma bırakarak

Balıkçı ve kedi şaşkın baktılar yüzüme
Sorar gibiydiler neden yaptın bunu niye
"Bir gün dedim bulursam kendimi
Yeşil leğendeki küçük istavrit kadar çaresiz
Son ana kadar hep bir umudum olsun diye"

"Son ana kadar umudunu yitirmeyeceksin!.."
Bitince bitmez.. Umudunu yitirince biter!..

Yazan: gulumasli | Yorum (7) | Yorum yaz! | Bağlantı


<- :: Sonraki Sayfa ->



<%IF BLOG_ACCEPT_COMMENT%><%ENDIF%> <%IF BLOG_OWNER_MOOD%><%ENDIF%> <%IF BLOG_ARCHIVE_PAGE%><%ENDIF%> <%DEFINE POST_TEXT STRING NULL%> <%DEFINE POST_TITLE STRING NULL%> <%DEFINE POST_DATE STRING NULL%> <%DEFINE POST_USER STRING NULL%> <%DEFINE POST_DATE_HEADER STRING NULL%> <%DEFINE BLOG_POST_QTTY INTEGER 0%> <%DEFINE CATEGORY_NAME STRING NULL%> <%DEFINE CATEGORYID_CURRENT INTEGER 0%> <%DEFINE CATEGORY_LINK STRING NULL%> <%DEFINE POST_CATEGORY_NAME STRING NULL%> <%DEFINE POST_CATEGORY_LINK STRING NULL%> <%DEFINE CATEGORY_CURRENT STRING NULL%> <%DEFINE URL_FEED STRING NULL%> <%DEFINE POST_FROM_MOB BOOLEAN FALSE%> <%DEFINE POST_FROM_MAI BOOLEAN FALSE%> <%DEFINE BLOG_LINK_QTTY INTEGER 0%> <%DEFINE LINK_URL STRING NULL%> <%DEFINE LINK_TITLE STRING NULL%> <%DEFINE BLOG_NEIGHBOOR_QTTY INTEGER 0%> <%DEFINE NEIGHBOOR_URL STRING NULL%> <%DEFINE NEIGHBOOR_TITLE STRING NULL%> <%DEFINE BLOG_OWNER_NAME STRING NULL%> <%DEFINE BLOG_CURRENT_DATE STRING NULL%> <%DEFINE ARCHIVE_DATE_BEGIN STRING NULL%> <%DEFINE ARCHIVE_DATE_END STRING NULL%> <%DEFINE ARCHIVE_LINK STRING NULL%> <%DEFINE BLOG_ARCHIVE_QTTY INTEGER 0%> <%DEFINE BLOG_ARCHIVE_LINK BOOLEAN FALSE%> <%DEFINE BLOG_ARCHIVE_PAGE BOOLEAN FALSE%> <%DEFINE BLOG_ARCHIVE_LINK_URL STRING NULL%> <%DEFINE BLOG_ID STRING NULL%> <%DEFINE BLOG_SCRIPT_URI STRING NULL%> <%DEFINE POST_ID STRING NULL%> <%DEFINE BLOG_EMOTICON_HEAD STRING NULL%> <%DEFINE BLOG_EMOTICON_BODY STRING NULL%> <%DEFINE BLOG_EMOTICON_FOOT STRING NULL%> <%DEFINE BLOG_VOTE BOOLEAN FALSE%> <%DEFINE BLOG_RECOMMEND_BLOG BOOLEAN FALSE%> <%DEFINE BLOG_RECOMMEND_POST BOOLEAN FALSE%> <%DEFINE BLOG_ACCEPT_COMMENT BOOLEAN FALSE%> <%DEFINE POST_HAS_COMMENT BOOLEAN FALSE%> <%DEFINE BLOG_TITLE STRING NULL%> <%DEFINE BLOG_TEXT_NO_COMMENT STRING Sem comentários%> <%DEFINE BLOG_TEXT_ONE_COMMENT STRING Um comentário%> <%DEFINE BLOG_TEXT_MORE_COMMENTS STRING Comentários%> <%DEFINE BLOG_COUNTRY STRING NULL%> <%DEFINE BLOG_STATE STRING NULL%> <%DEFINE BLOG_CITY STRING NULL%> <%DEFINE BLOG_DISTRICT STRING NULL%> <%DEFINE BLOG_REGION STRING NULL%> <%DEFINE BLOG_GENDER STRING NULL%> <%DEFINE BLOG_AGE STRING NULL%> <%DEFINE BLOG_LANGUAGE1 STRING NULL%> <%DEFINE BLOG_LANGUAGE2 STRING NULL%> <%DEFINE BLOG_INTEREST1 STRING NULL%> <%DEFINE BLOG_INTEREST2 STRING NULL%> <%DEFINE BLOG_INTEREST STRING NULL%> <%DEFINE BLOG_IM_TYPE STRING NULL%> <%DEFINE BLOG_IM_ID STRING NULL%> <%DEFINE BLOG_OWNER_MOOD BOOLEAN FALSE%> <%DEFINE POST_LINK STRING NULL%> <%DEFINE BLOG_HISTORY_LINK BOOLEAN TRUE%>